İçeriğe geç

Hakkımda

HHC Home Lab

Burası zvtr.com

Açık konuşmak gerekirse, bu alan adını yıllar önce neden aldığımı ben de tam olarak hatırlamıyorum.
Muhtemelen o dönem yine aklıma bir fikir gelmişti, “bunu sonra kullanırım” demiştim ve alan adını alıp kenara koymuştum.
Sonrası klasik hikâye: yıllar geçti, projeler değişti, işler yoğunlaştı, onlarca alan adı alındı, satıldı, unutuldu, yenilendi, iptal edildi.
Ama zvtr.com bir şekilde hep kaldı.

Bazı alan adları vardır; ya hemen satılır, ya boşa düşer, ya da bir projeye dönüşür.
Bu alan adı ise hiçbir kategoriye tam olarak girmedi.
Yıllar boyunca otomatik olarak yenilendi durdu.
Arada almak isteyenler çıktı.
Kimi ciddi ciddi teklif verdi ama parayı toparlayamadı.
Kimi “yıllık yenileme ücretini vereyim” diyerek işi biraz fazla ucuza kapatmaya çalıştı.
Kimi sordu, kayboldu.
Kimi niyetlendi, vazgeçti.
Derken bu alan adı, satılamayan ama vazgeçilemeyen eski bir eşya gibi yıllarca rafta bekledi.

Sonunda da kendine bambaşka bir yerde yer buldu: HHC Home Lab içinde.

Bugün bu site için çok büyük, çok net, çok kurumsal bir vizyonum var diyemem.
Zaten işin güzel tarafı da biraz bu.
Burası benim için bir şirket vitrini, haber sitesi, ürün tanıtım sayfası ya da kusursuz planlanmış bir içerik platformu olmak zorunda değil.
Daha çok, yıllardır uğraştığım şeyleri bir kenara not ettiğim, bazen test sonuçlarını paylaştığım, bazen donanım kurcaladığım, bazen yazılım tarafında pratik çözümler yazdığım, bazen de sadece “şunu da buraya bırakayım” dediğim kişisel bir alan olacak.

Ne yapacağımı ben de tam bilmiyorum.

Aklıma gelirse yazarım.

Aklıma gelirse test ederim.

Aklıma gelirse söker takarım.

Aklıma gelirse bir problemi çözer, çözümünü buraya bırakırım.

Aklıma gelmezse site bir süre sessiz kalır.

Burası biraz da bunun için var.

Uzun yıllardır IT tarafında çalışan biriyim.
Zaman içinde sunucular, ağ cihazları, yazıcılar, depolama sistemleri, masaüstü problemleri, garip sürücüler, bozuk güncellemeler, saçma loglar, “dün çalışıyordu bugün çalışmıyor” vakaları, kimsenin dokunmadığı ama herkesin çalışmasını beklediği sistemler ve daha nicesiyle uğraştım.
Bazen kurumsal tarafta, bazen saha tarafında, bazen evde kendi sistemlerimde, bazen de tamamen meraktan bir şeyleri kurcalayarak öğrendim.

Kendime bazen “dinazor oldum galiba” diyorum.
Çünkü IT dünyası çok hızlı değişiyor.
Eskiden bir sistemi yıllarca aynı mantıkla çalıştırırdık; şimdi her şey konteyner, sanallaştırma, otomasyon, yapay zekâ, bulut, API, güvenlik, güncelleme ve sonsuz entegrasyon döngüsü içinde ilerliyor.
Ama işin özü çok da değişmedi: Bir şey ya çalışır ya çalışmaz.
Çalışmıyorsa neden çalışmadığını bulmak gerekir.
Bazen çözüm çok teknik olur, bazen de fişi çekip takmak kadar basit.

Ben hâlâ aktif çalışan bir IT işçisiyim.
Bu ifade özellikle hoşuma gidiyor: IT işçisi
Çünkü işin içinde gerçekten emek var.
Kablo çekmek de var, log okumak da var, kullanıcıya anlatmak da var, gece sistem ayağa kaldırmak da var, eski bir cihazı hayatta tutmak da var, yeni bir teknolojiyi deneyip anlamaya çalışmak da var.
Bazen masa başında, bazen cihazın başında, bazen de “bu niye böyle yapıyor?” diye kendi kendine söylenirken geçiyor zaman.

HHC Home Lab ise bu merakın ve emeğin evdeki karşılığı.
Burada ağ cihazları, küçük sunucular, depolama çözümleri, Docker yapıları, WordPress denemeleri, donanım testleri, yazılım projeleri, otomasyon fikirleri ve bazen de tamamen keyfi kurcalamalar var.
Her şey kusursuz olmak zorunda değil.
Zaten home lab dediğin şey biraz da bozarak, düzelterek, tekrar bozarak ve sonunda “tamam şimdi oldu” diyerek öğrenilen bir alan.

Bu sitede paylaşacağım şeyler de büyük ihtimalle bu çizgide olacak.

Bazen bir donanım testi olabilir.

Bazen ekran kartı, işlemci, ağ cihazı, UPS, mini PC ya da başka bir parçayla ilgili kendi deneyimim olabilir.

Bazen WordPress tema düzenlemesi, Docker kurulumu, ağ yapılandırması, yazıcı problemi, küçük bir script, pratik bir çözüm ya da “ben uğraştım sen uğraşma” tarzı bir not olabilir.

Bazen de sadece kendi sistemimde yaptığım bir değişikliği kayıt altına almak için yazılmış bir içerik olabilir.

Burada amaç her şeyi en akademik, en kurumsal, en kusursuz biçimde anlatmak değil.
Daha çok gerçek kullanım deneyimini, sahada karşılaşılan pratik sorunları ve kendi denemelerimden çıkan sonuçları paylaşmak.
Çünkü internette bazen bir problemi çözmek için sayfalarca dokümantasyon okuyorsun ama aradığın cevap tek satırlık bir tecrübe notu oluyor.
Belki burada yazdığım bir şey de bir gün birinin işine yarar.

Bu site aynı zamanda benim için bir hafıza defteri gibi olacak.
Çünkü yıllar içinde insan çok şey yapıyor, çözüyor, unutuyor.
Aynı problem aylar sonra tekrar karşısına çıkınca “ben bunu daha önce çözmüştüm ama nasıl çözmüştüm?” diye bakınıyor.
İşte zvtr.com biraz da o yüzden var.
Kendi notlarımı, kendi testlerimi, kendi çözümlerimi bir yerde toplamak için.

Büyük iddialarım yok.

Burası mükemmel olmak zorunda değil.

Her gün güncellenmek zorunda değil.

Herkese hitap etmek zorunda değil.

SEO için şekilden şekle girmek zorunda değil.

Bir markaya dönüşmek zorunda değil.

Burası benim alanım.
Benim deneme tahtam, not defterim, laboratuvarım, arşivim ve bazen de kafama göre yazı yazacağım küçük köşem.

Belki zamanla daha düzenli bir teknik bloga dönüşür.
Belki sadece home lab notları kalır.
Belki donanım testleri ağır basar.
Belki yazılım ve otomasyon tarafı öne çıkar.
Belki de hepsinden biraz olur.

Şimdilik bildiğim tek şey şu: zvtr.com yıllarca boşta bekledi, satılmadı, unutulmadı ve sonunda HHC Home Lab’ın merkezinde kendine bir yer buldu.

Ben de burada, yılların IT yorgunluğu ve hâlâ bitmeyen merakıyla, aklıma geleni yazacağım.

Dinazor olmuş olabilirim.

Ama hâlâ çalışıyorum.

Hâlâ kurcalıyorum.

Hâlâ öğreniyorum.

Hâlâ bozup tekrar düzeltiyorum.

Ve muhtemelen bu site de tam olarak bunun için var.